Dostum şunu en başta söyleyeyim…
Feynman Tekniği, okul yıllarında “Keşke biri bunu bana daha erken anlatsaydı” dedirten şeylerden biri.
Konu ne olursa olsun… Fizik olur, Psikoloji olur, Vergi Mevzuatı olur… Bir anda “Ya ben bunu galiba gerçekten anladım” dediğin o ana geliyorsun. O his yok mu… İşte o his paha biçilemez.
Feynman Tekniği kulağa çok havalı gelse de özünde çok basit bir şey. Basit ama güçlü. Hatta öyle güçlü ki bazen kafanı tokat gibi açıyor. Bu yazıda sana tam da bunu göstermek istiyorum:
Samimi, günlük hayattan, bazen komik, bazen “Aaa evet yaa” dedirten örneklerle. Hadi dalıyoruz…
Olay Şu: Basitleştiremiyorsan Anlamamışsındır (Kabul edelim)
Bu tekniği ilk duyduğumda hafiften bozulmuştum. Çünkü Feynman Tekniği gizliden gizliye sana şunu söylüyor:
“Kanka, sen aslında tam anlamamışsın. Ama sorun değil, gel birlikte bakalım.”
Biraz egoyu kırıyor ama inan bana çalışıyor. Teknik klasik olarak 4 adım diye anlatılır ama ben kendi tarzımla anlatacağım.
A. KONUYU, KENDİNE DEĞİL SANKİ BİR ÇOCUĞA ANLATIYORMUŞ GİBİ YAZ
Buradaki “çocuğa anlatma” küçümseme değil.
Amaç: Basit kelimeler, temiz cümleler, sıfır ego.
Mesela:
“Atom altı parçacıklar kuantum düzeyde olasılıksal davranır.”
Demesi kolay.
Ama şöyle demek zordur:
“Kanka elektron dediğin şey bi’ top gibi durmuyor. Biraz serseri mayın gibi. Yani tam nerde olacağını bilmiyoruz, sadece tahmin ediyoruz.”
İşte bu. Bu açıklık asıl anlamayı gösterir.
Mesela ben vergi mevzusunu anlamaya çalışırken böyle yazıyordum:
“Devlet diyor ki: Bak ben sana yol yapıyorum, okul açıyorum, sağlık veriyorum. Bunlar para. Kazandığından birazını bana ver.”
Belki havalı değil, ama çok anlaşılır. Kafayı rahatlatıyor.
Sen de konuyu bu şekilde yazacaksın:
- Kısa cümleler.
- Sade kelimeler.
- Terimsiz, kasıntısız.
B. TAKILDIĞIN YER = ÖĞRENMENİN TAM KALBİ
Yazıyorsun yazıyorsun… Bir yerde cümle düşüyor. Açıklama yamuk geliyor.
Kafanda alarm çalıyor:
“Bir dakika… Ben burayı niye anlatamıyorum?”
İşte o an çok değerli. Çünkü takıldığın kısım, tam olarak anlamadığın yer.
Ben hep şöyle yapıyorum:
- Takıldığım cümleyi kutu içine alıyorum
- Yanına dev bir “???” koyuyorum
- Tekrar araştırıyorum
- Basitleşene kadar didikliyorum
Bazen yarım saat… Bazen de günler…
Ya da bir bakmışsın gece 03:00’te “AHA!” diye sıçrıyorsun.
Öğrenme böyle bir şey: Bela ama tatlı.
C. YENİDEN YAZ… DAHA DA BASİT YAZ…
Bu aşamada hep içimden “Ya acaba çok mu basit anlatıyorum?” diye geçiriyorum.
Sonra fark ettim ki yok… Tam tersi:
Basit olan beynin sevdiği şey.
Mesela biri bana Blockchain’i sormuştu, ben de Feynman kafasıyla dedim ki:
“Mahallenin bakkal defteri var ya…
O defterin tek kopyası olmasın, herkesin elinde olsun.
Biri yanlış yazınca herkes ‘yanlış yazdın’ desin.
İşte blockchain bu.”
Bu kadar.
Kimse senden teknik teknik “hash, nonce, ledger” anlatmanı beklemiyor.
Basit anlatmak zekâ ister çünkü.
D. SON TUR: BU KEZ ÇOCUĞA DEĞİL, ARKADAŞA ANLATIR GİBİ TATLANDIR
Artık konu yerli yerine oturduğunda, ikinci tur açıklama yapıyorsun.
Bu kez biraz detay ekleyebilirsin ama basitlikten ödün vermeden.
Bu adım üç şey sağlıyor:
- Kendini sınarsın
- Konuyu gerçekten anladığını görürsün
- Bilgi zihne kazınır
Peki Bu İş Neden Bu Kadar Etkili?
Çünkü çoğu zaman öğrenirken kendimizi kandırıyoruz.
YouTube’da bir video izliyoruz → “Heh tamam anladım.”
Aslında anlamadık.
Eğer anlasaydık anlatırdık.
Anlasaydık basitleştirirdik.
Eğer Anlasaydık örnek verirdik.
Feynman Tekniği tüm bu kandırmacayı ortadan kaldırıyor.
Kendine dürüst oluyorsun. Bir nevi “ayna çekme” hali. İyi geliyor.
Günlük Hayattan 2 Örnek (Tam Samimi Haller)
Örnek 1: Kahve Makinesini Öğrenmek
İlk aldığımda paneli görünce beynim error vermişti:
- Su haznesi
- Öğütme ayarı
- Basınç
- Sıcaklık
- Zamanlama…
Sonra dedim ki:
“Ben bunu çocuğa anlatır gibi kendime anlatayım.”
“Sıcak su kahvenin içinden geçiyor.
Su ne kadar sıcak olursa tadı değişir.
Kahve ince olursa su zor geçer.
Basınç da bunu dengeler.”
Bitti. Makine artık UFO gibi gelmemeye başladı.
Örnek 2: Trafik Sigortası Nedir?
Arkadaşıma şöyle anlattım:
“Kanka biri sana çarparsa ya da sen birine çarparsan masraf çıkıyor ya…
Şirket diyor ki: ‘Sen bana her yıl küçük bir para ver, ben o masrafı öderim.’”
Çocuk bile anlar. Ama herkes terim kasınca kimse bir şey anlamıyor. Kısır döngü.
Bu Tekniği Bugün Nasıl Kullanırsın?
Hemen bir konu seç:
- Yapay zeka
- Diyet
- Şeker
- Vergi
- Excel
- Kuantum
- Instagram algoritması
- Web sitesi
Ne istersen.
Sonra bu adımları uygula:
- Bir A4 kağıdı al
- Konuyu en basit haliyle yaz
- Takıldığın yerleri işaretle
- O bölümleri araştır
- Yazıyı yeniden düzenle
- Sanki birine anlatır gibi son hâlini oluştur
10 dakika bile sürse farkı hissedeceksin.
Yazıyı Başladığımız Gibi Bitireyim…
Feynman Tekniği sana sadece konuyu öğretmiyor.
Sana kendine dürüst olmayı öğretiyor.
Bir şeyi gerçekten anlayıp anlamadığını yüzüne vuruyor.
Bazen acıtıyor. Bazen gururlandırıyor. Ama hep geliştiriyor.
Ve en güzeli…
Bir kez basit anlatmayı öğrendin mi, Öğrenmek çok daha kolay hale geliyor.
Son Bir Özet
- Basitleştirebiliyorsan gerçekten anlamışsındır.
- Takıldığın yer, öğrenmen gereken yerdir.
- Anlatmak, öğrenmenin en güçlü yoludur.
- Feynman Tekniği her konuda çalışır.
- Bugün başlarsan yarın farkı hissedersin.
Hazırsan bir konu seç… Bir kağıt al… Ve beynine mis gibi bir alan temizliği yap.
