TYT’ye giren öğrencilerin çok büyük bir kısmı sınavdan çıktığında aynı cümleyi kurar:
“Soruları biliyordum ama süre yetmedi.”
Bu cümle o kadar yaygındır ki neredeyse TYT’nin resmi sloganı gibidir. Hangi okuldan olursa olsun, hangi seviyede olursa olsun, öğrencilerin ortak problemi TYT’de sürenin yetmemesidir. Üstelik çoğu öğrenci gerçekten bilgisiz değildir. Konuları bilir, soru tiplerine aşinadır, denemelerde belirli bir net seviyesine ulaşır. Buna rağmen gerçek sınavda TYT’de süre yine yetişmez.
Çünkü asıl problem bilgi eksikliği değil, karar verememektir.
TYT Bir Hız Sınavı Değil, Karar Sınavıdır
TYT yıllardır “hız sınavı” olarak tanıtılır. Öğrencilere daha hızlı okumaları, daha hızlı işlem yapmaları gerektiği söylenir. Oysa sınavda kazanan öğrenciler hızlı olanlar değil, hızlı karar verenlerdir.
Bu iki kavram arasındaki fark çoğu öğrenci tarafından fark edilmez.
Bir soruyu çözmek için gereken bilgi çoğu zaman zaten öğrencinin zihnindedir. Yani problemde hangi işlemin yapılacağını, paragrafta ana fikrin nasıl bulunacağını, fen sorusunda hangi bilginin kullanılacağını bilir. Ancak sınav anında mesele bilgiye sahip olmak değil, o bilgiyle ne yapacağına anında karar verebilmektir.
Süre tam olarak burada kaybolur.
Bir Soruda Geçen Süre Nasıl Fark Edilmeden Harcanır?
Öğrenci soruyu okur. Şıklara bakar. Bir şık mantıklı gelir ama emin olamaz.
Diğer şıklara bakar. İki seçenek arasında gidip gelmeye başlar.
Soruyu tekrar okur ve şıkları tekrar inceler.
Her tekrar bir umut, her bakış bir “belki”dir.
Ama bu sırada geçen zaman fark edilmez. Çünkü öğrenci kendini çözüm yapıyor sanır. Oysa yaptığı şey çözmek değil, kararsız kalmaktır.
Kararsızlık TYT’nin En Pahalı Hatasıdır
TYT’de zaman lineer ilerlemez. Bir soruda kaybedilen 40 saniye yalnızca o soruya ait değildir. Çünkü bu kayıp, sınavın geri kalanını etkiler.
Sonraki sorulara daha gergin girilir. Basit sorularda hata yapılır. Panik artar ve sonra hız düşer. Ve sınav sonunda şu cümle kurulur:
“Son 5 soruya bakamadım.”
Oysa o 5 sorunun zamanı, sınavın başında kararsızlıkla harcanmıştır
Her Soruyu Çözmek Zorunda Olduğuna İnanmak
Birçok öğrenci sınava şu düşünceyle girer:
“Ne olursa olsun mümkün olduğunca az soru boş bırakmalıyım.”
Bu düşünce mantıklı gibi görünse de TYT gerçekliğinde öğrenciyi yavaşlatır. Çünkü öğrenci bırakması gereken soruları da bırakmaz. Zor soruda “belki yaparım” diyerek oyalanır.
Oysa TYT’de başarı, her soruyu çözmekten değil,
hangi sorunun senin sorunun olduğuna karar verebilmekten geçer.
Denemede Süre Yetiyor, Sınavda Neden Yetmiyor?
Denemede öğrenci rahattır. Yanlış yapmaktan korkmaz çünkü karar vermesi kolaydır.
Gerçek sınavda ise işin içine kaygı girer: beklentiler, emekler, hayaller…
Her soru bir anda “çok önemli” hale gelir. Bu psikoloji altında karar mekanizması kilitlenir. Öğrenci bildiği soruda bile tereddüt eder.
Çünkü artık mesele bilgi değil, risk alma cesaretidir.
Başarılı Öğrencilerin Ortak Özelliği
TYT’de yüksek net yapan öğrenciler yanlış yapmaktan korkmazlar. Bilinçsizce işaretlemezler ama şunu bilirler:
Kararsız kalmak, yanlış yapmaktan daha zararlıdır.
Bir şık mantıklı geliyorsa işaretler ve ilerlerler. Geri dönme ihtimalini bilirler ama soruya takılı kalmazlar. Çünkü zamanın en değerli kaynak olduğunu fark etmişlerdir.
“Karar Kası” Nedir ve Nasıl Gelişir?
Nasıl ki matematik kası soru çözerek gelişiyorsa, karar verme becerisi de bilinçli pratikle gelişir.
Her soruda emin olmaya çalışarak çözülen denemeler bu beceriyi geliştirmez. Aksine kararsızlığı pekiştirir.
Bunun yerine:
- Süre sınırı koymak
- Belli sürede çözülmeyen soruyu geçmek
- İlk düşünülen şıkla ilerlemeyi alışkanlık haline getirmek
başta netleri düşürse bile zamanla beyni hızlı karar vermeye alıştırır.
Yanlış Analiz: Konu Eksiği Sanmak
Süre problemi yaşayan öğrencilerin çoğu yanlış analiz yapar.
“Bu konuyu daha iyi çalışmalıyım” der.
Oysa sorun çoğu zaman konu değil, sınav stratejisidir.
Aynı bilgi düzeyine sahip iki öğrenciden biri 80 net yaparken diğeri 60 net yapıyorsa, fark bilgi değil karar verme becerisidir.
Acı Gerçek: TYT’de Her Soru Senin İçin Değil
Bunu kabul etmeyen öğrenci sınavı kontrol edemez. Kontrol edemediği sınav da onu kontrol etmeye başlar.
Oysa sınavı kontrol eden öğrenci şunu bilir:
“Bu soruya şimdi girmiyorum. Geri dönebilirim ama takılmayacağım.”
Bu bilinç sınav temposunu tamamen değiştirir.
Sonuç: Süre Problemi Çözülebilir Bir Karar Problemidir
TYT’de süre yetmemesi ne zekâ eksikliğidir ne bilgi yetersizliği.
Bu, tamamen bir karar problemidir ve geliştirilebilir.
Daha fazla konu çalışmak ya da daha fazla soru çözmek tek başına çözüm değildir. Çözüm, sınav anında nasıl karar verdiğini değiştirmektir.
Kendine şunu öğretmelisin:
- Her soruya değil, doğru sorulara zaman ayırmayı
- Kararsız kaldığında durmak yerine ilerlemeyi
- Emin olmadan da işaretleyebilmeyi
Çünkü bu sınavda kazananlar her şeyi bilenler değil,
ne zaman bırakacağını bilenlerdir.
Kısacası
TYT’de süre yetmiyor değil.
Asıl sorun şu: karar veremiyorsun.
Bunu çözdüğünde zaman kendiliğinden gelecektir.
